igam@igamder.org

+90.312.436 74 78

ENGLISH

Bir Anne, Bir Çocuk ve Bir Okul Kayıt Hikayesi...

Bir anne, bir çocuk ve bir okul kayıt hikayesi...

 

Gözlerinizi kapatın ve bir an düşünün...

Çocuklarınızın hayatını kurtarmak için kaçtığınız bir ülkedesiniz.

Bilmiyorsunuz, tanımıyorsunuz sadece görüyorsunuz!

Gördüğünüz tek şey yeni bir mücadele alanı...

Öncelikli arzunuz, kızınızın gözlerinden savaşın korkunç sahnelerini silebilmek ve geçimini sağlayabilmek...Sonra da iyi eğitimli bir anne olarak çocuğunuzun eğitim alması için çaba göstermek...

Çünkü siz, ülkenizde bir İngilizce öğretmeniydiniz... Eğitim sisteminizi tanıyordunuz, çocuğunuzun geleceği için hayaller kurabiliyor,  bir kaç yıl sonrasını planlayabiliyordunuz.

Ama artık bilinmeyenler ülkesindesiniz... Siz artık hem bilinmeyensiniz, hem de bilmeyensiniz!

Yeni mücadele alanınızın dilini bilmiyorsunuz, davranış biçimleri hakkında en ufak bir fikriniz yok, eğitim sistemini kavramanız için çok çaba sarfetmeniz ve yardım almanız gerekiyor

Ama kararlısınız!

Kızınız eğitim alacak ve kendi ülkenizde olduğu gibi burada da onun başarılı eğitim hayatıyla gururlanacaksınız.

İşte adı bizde saklı Suriyeli annenin ‘bilinmeyenler ülkesinde’ yeni bir hikayeye başlaması,  bu kararlılıkla ve diğer mülteci aileleri ile bilgi alışverişi yapmasıyla, mümkün oluyor.

Ve hikayenin ilk adımı; İGAM ile tanışma... Çünkü diğer mülteci aileler, ona İGAM adında bir dernek olduğunu ve çocukların okullara kaydı konusunda destek sağladığını anlatıyor.

Ve anne İGAM’ın telefonunu alıp, arıyor. Karşısında kendi dilini konuşan birini bulmak mutluluk verici. Ondan sonrası daha kolay geliyor kendisine.  Randevu veriliyor anneye. Ve o gün, bir servis aracı geliyor,  içinde;  onunla aynı kaderi paylaşan aieleler var. Bir de İGAM’ın temsilcileri...Biri tercüman...

Araç bir binanın önünde duruyor ve kendisine bu binanın Milli Eğitim Müdürlüğü olduğu söyleniyor. Bir odaya giriliyor. Anne; neler olup bittiğini kavramaya çalışırken, önüne bilmediği bir dille yazılmış bir belge uzatılıyor doldurması için...

Yardım etmeye çalışan insanlara güvenmekten başka çaresi yok!

Belgeyi doldurmasını söyleyen kadın, kızının lisesi için herhangi bir tercihi olup olmadığını soruyor. Bir taraftan da yol masraflarını karşılayıp karşılayamayacağını... Bu noktada tercihin bir önemi kalmıyor çünkü yol masraflarını karşılayamayacağı için kızı en yakın okula gitmek zorunda.

Kısa ama derin bir suskunluktan sonra keyifsizce en yakın okulun adını yazıyor belgeye... Bu kez, seçilen okulun kapasitesine bakılacağı, eğer doluysa bu okula kızının gitmesinin mümkün olmadığı iletiliyor. İşte o zaman çok endişeleniyor.

Binada işleri şimdilik bitti. Aynı ekip, eve bırakıyor anne ve kızını.

Ertesi gün için tekrar randevulaşılıyor ve aynı yere geliniyor.

Bu kez daha güvenli, daha az tedirgin...İnsanları tanıyor, binayı tanıyor, sesleri tanıyor...

Konuşmalar oluyor onun dışında... Anlamaya çalışıyor, anlamıyor. Olup biteni öğrenmek için tercümanın konuşmasını beklemekten başka çaresi yok.

Tercüman heyecanla bekleyen anneye anlatıyor olup biteni...

Kızı istediği okula yerleşmiş.

Bir gülümseme geçiyor gözlerinden, gölge gibi...

Bir an rahatlıyor, çünkü önemli bir aşama kaydetti, kendisine yardımcı olan insanlar sayesinde...

Teşekkür ediyor, odada bulunan herkese, özellikle de İGAM çalışanlarına... Aynı çalışanlar, kızının da kendisinin de herhangi bir zorluk yaşadığında yanında olacaklarını söylüyorlar ve tekrar eve bırakıyorlar onları...

Ya bundan sonrası?

Eve girerken, düşünceli..

Bilinmeyen topraklarda var olmaya çalışmanın zorluğu çöküyor omuzlarına tekrar...

Çünkü kimse, gül bahçesi vaadetmez bir mülteciye!

 

Eylül 2019